Mert Vidinli: “İstanbul Gezginlerine Bu Yazım…”

Must Nişantaşı
Klein
Flamme

Mert Vidinli

Derin’in sitesinde bir yazıdan diğerine geçmeyi, yenilikleri keşfetmeyi, özellikle seyahat notları tutup bir sonraki rotamda yapılacaklar listeme eklemeyi çok sevdim. Yeni alışkanlıklarımdan biri şu sıralar… Hayatımız da hep böyle geçmiyor mu? Birbirimize seyahat anılarımızı anlatırken “Tatlım mutlaka bu restorana uğra; yeni açılan speakeasy bir bar var kokteyllerini dene; şu otelde konakla, tasarım harikası, bayılacaksın” tavsiyeleri art arda sıralanıyor. Sonra da tek tek uygulanıyor. Bol bol sosyal medya hesaplarımızdan da paylaşıyoruz (kaçınılmaz gerçeğimiz )… Neyse Derin ile ayaküstü Fenix’te laflarken “Biraz da İstanbul’a dair yazayım mı? Ne de olsa bizim gezme tozma rotamızın içinde olmak isteyen takipçilerimiz, okurlarımız var. Gel şöyle hit bir liste hazırlayalım” dedim… Böylelikle konuk yazar oldum Derin’in DM’ine…

Mim Kemal Öke’nin Must’ı semte eğlence getirdi.

Nişantaşı Mim Kemal Öke’nin en “cool”u Delicatessen. Kabul, eline kimse bu konuda su dökemez. Bohem burjuvaların keyif üssüdür. Ancak eğlenceli bir şeyler arıyorsan yanlış yerdesin. Birkaç adım yukarıda ismi iddialı, konsepti de bir o kadar iddialı, temposu yüksek bir mekan var. Must, açılalı birkaç ay oldu ama şimdiden yer bulması, rezervasyon yaptırması zor. Gündüz saatlerinde daha çok gündüz kuşağı kadınları burada takılıyor. Erkek kısmı için ne kadar cazip bilemem ancak akşamları tam sizlik beyler. DJ Tankut Karakurt performans sergiliyor. Must’ın en son yeniliği ise havaların ısınması ile beraber düzenlemeye başladıkları pazar drunch (drink + Brunch) partileri… Gündüz 12’den akşam 6’ya kadar akustik jazzlı, açık büfeli pazar coşkusunun bir parçası olabilirsiniz…

Etnik müziğin hakim olduğu dans kulüpleri:

Şehrin ritmi gün geçtikçe etnik deep house’a doğru kayıyor. Bunun sebebi ise Coachella, Burningman gibi festivallere giden Türkler; partici gençlerimiz… Eee hali ile oralara gidenimiz çok olunca, dans müziği de evrim geçirdi. Kuzey Afrika ezgileri, Ortadoğu’nunki ile birleşip house müziğe sırtını dayayınca dans kulüpleri de bu kafaya geçiş yaptı. Peki bunlar arasında en popülerleri hangisi? İlk sırada Klein var. Haftasonu sabahın ilk ışıklarına kadar dans edenler, haftaiçi de kardeş mekan Flamme’de. Bir de Backbar var, Bebeköy’de. Bugüne kadar sağlıklı menüsü ile spor sonrası buluşma yeri olan bu mekanda yine etnik müziğin hakim olduğu partiler düzenleniyor. Liste kesmediyse,  Karaköy bitti diyenlere cevaben “burada hala hayat var, gelin!” diyen Mitte’yi ekleyelim. Alt katındaki after kulüp gün doğmadan eve gitmem diyenler için en ideal mekan, benden söylemesi…

Ufak olanın cazip olduğu dönemdeyiz

Gizli olsun, içeriye girmesi zor olsun, ya içeriye alınmazsam endişesi üstüne sos olsun. Bol adrenalinli, omuz omuza, sırt sırta eğlenme dönemine hoş geldiniz. Etiler Fenix’in Güney Amerika mutfağından tacolarını mideye indirmeye bayılıyoruz yıllardır; tam bir lezzet üssü. Peki sonrasında, yediklerimizi nasıl yakacağız ? Şu sıralar, Fenix’in mutfağından geçilerek yukarı çıkılan küçük bir odadan bahsediyor şehrimin gezginleri. İşte tam orada… Dört masadan ve birkaç bar taburesinden ibaret, tüm seksapelitesi ile meraklandıran bu mekanın en eğlenceli yeri ise tuvaletleri. Cinsiyet ayrımcılığına kafa tutan tavrı ile unisex tuvaletlerde, kafanızın üstünde dönen disco topları var. Bir de duvardaki artwork’ler… Müzikleri ise disco. Masanız yok diye üzülmeyin, piste çıkıp dans etmek burada cool olan. Yalnız şöyle bir detay var, gece ikiden sonra açılıyor. Yani biraz da after kafası yaşatıyor insana hafiften…

Ufak olan cazip dedik, o zaman bir ufak mekandan daha bahsedelim. Artık o bir klasik oldu, yeni sayılmaz. Emirgan Gizli Kalsın… Mum ışığı ile aydınlanan, dört masalı, halen rezervasyon yaptırması zor olan, buzdolabının arkasındaki gizli saklı bir mekan burası. Canlı müzik eğlencesi ile çok popüler. Özellikle Zeynep Bastik’in gecelerinde bir çok ünlü isimle yanyana gelebilirsiniz. Şanslıysanız Kenan Doğulu’yu sahnede yakalayabilir ya da Çağatay Ulusoy’un mikrofonu ele geçirdiğine şahit olabilirsiniz.

Yeni bir mahalle barı arıyorsan gir koluma gel benimle Kabataş’a

Cihangir’in entelektüeli semti terk edip Arnavutköy ve Setüstü’ne firar edince, buradaki mekanlar da oyuncu, yönetmen, sanatçı tayfasını özler oldu. “Ah nerede o eski Cihangir” hayıflanmaları semt esnafının dilinde… Buraların eski tadı yok diyenler, birkaç dakikalık mesafedeki Setüstü’nde takılıyor da ondan. Özellikle yan yana dizili olan Setup’lar farklı lezzetleri aynı isim altında üç noktada size sunuyor. Aralarındaki mesafe ise neredeyse on adım. Bunların en keyifli olanı Cafe/Bar olarak hizmet vereni. Popüler semtlerdeki trafiğe girmek istemeyen, karşısına da boğaz manzarasını almak isteyen buraya koşuyor. Çarşamba geceleri de farklı dj’ler kabine geçiyor. Sedef Gali’nin resim sergisini görmeye ya da bir akşamüstü içkisine gidebilir; şanslıysanız mekanın müdavimlerinden Teoman’ın arkadaş grubuna yanaşabilir, belki de Memo Garan’ın müziğine koşup sokağa taşan insanlara katılabilirsiniz..

Şimdilik bu kadar… Ne de olsa İstanbul deli dolu bir ruha sahip. Her an sürprizleri ile bizi şaşırtıyor; ben de yakaladıkça sizlerle paylaşacağım. Bir başka yazıda görüşmek üzere.

Fenix
Setup
Setup