İlişkiyi Canlı Tutma Kılavuzu

Sevgililer Günü’ne çok az kaldı. Peki, partnerinizle planlarınız neler? “Biz öyle günlere inanmıyoruz.” diyebilirsiniz ama unutmayın ki; böyle özel günler, ilişkiyi canlı tutmak için birer araç.

Uzun yıllardır devam eden, monoton olmasa da aynı şekilde devam eden bir ilişkiniz varsa, ilişkinizi canlandırmak için vereceğimiz tavsiyelere bir göz atın. Belki denemek düşündüğünüzden çok daha iyi sonuç verir, kim bilir?

Hikayenizi paylaşın: Birbirinize anılarınızı anlatmanız sevgilinizle yakınlaşmanızı sağlar. Hiç anlatmadığınız bir çocukluk anınız mutlaka vardır. Geçmiş hayatlarınız birbirinden tamamen farklı olabilir ancak bu zıtlıkların aranızdaki samimiyeti artıracağından emin olabilirsiniz. Eski anılarınız yok mu? Yeni arkadaşlar, hobiler edinmek ve yeni deneyimlerinizi paylaşmak da hem hayatın hem de ilişkinin monotonluğundan çıkmak için birebir.

Gözlerinin içine bakın: Araştırmalar, birbirinin gözlerinin içine bakan çiftlerin, hiç göz teması kurmayan çiftlere oranla birbirlerine % 75 daha fazla aşık olduğunu gösteriyor. Bu, sevgilinizle yakınlaşmanın en kestirme yoludur. Demek ki neymiş, gözler kalbin aynasıymış!

Oyuna yer verin: Partnerinizle hayal gücünüzü harekete geçirecek eğlenceli bir oyun oynayabilirsiniz. Birbirinizi hiç tanımıyormuş gibi davranacağınız bir akşam yemeği organize edip, cevaplarını bildiğiniz tüm soruları tekrar sormaya başlayın. Bakalım, oyun sizi nereye götürecek?

Diğer bir oyun da birbirinizi hiç tanımadığınız parelel evrende geçiyor. Karşılıklı şu cümleyi tamamlayın: “Seninle karşılaşmasaydım, bugün şöyle olurdum.” Şüphesiz, birbirinizin tanımadığınız yönlerini ve arzularını keşfedeceksiniz. Bu oyunun, sevgilinize  tamamen sahip olma duygusunun verdiği rahatlığı da sarsacağına eminiz!

Spontanlığı unutmayın: Bir süre sonra Netflix’ten bir dizi açıp izlemek cazip gelse de, sürekli evde vakit geçiren bir çift haline gelmeyin. İlişkinizin başında olduğunuz gibi yeni yerler görmeye, spontan olup risk almaya açık olun. Birlikte plan yaparken de her şeyin kusursuz olması gerektiği kısmına çok takılmayın. Birlikte çıkılan bir seyahat sırasında arabanızın bozulması, tavsiye üzerine gidilen restaurantın çok kötü çıkması, bilmediğiniz bir şehirde kaybolmak, bir festival uğruna dünyanın öbür ucuna gitmeye çabalarken uçağı kaçırmak… O an için kötü gibi görünen şey, ilerde sizi gülme krizine sokacak güzel bir anıdır. Hayata daha mizah yüklü bakmaya çalışın.

Benzer Yazılar