“8 Mart 2017”

Özel günlere karşı inancımı kaybedeli çok oldu. Ama bazı günler önemlidir, bugün gibi… Çünkü tarihi vardır, verilmemiş ama alınmıştır.

Ticaret için değil, daha iyi bir gelecek için çalışanların emeği ile kazanılmıştır. İnançları uğruna hayatını verenler, yol açanlar, bize ve bizden sonrakilere ilham verenler…

Ben de bugün, çok özel bir kadını sevgi ve özlemle anmak, önünde saygıyla eğilmek istiyorum.. Şu an yazarken bile, kendisine duyduğum saygıdan gözlerim doluyor. Hikayesini ilk olarak ne zaman, nerede dinlediğimi ya da okuduğumu hatırlamıyorum. Bir çoğumuzun hafızasına kazınan fotoğraftan yıllar önceydi, onu biliyorum. Fotoğraf: Beni derinden etkileyen kadın pencereden el sallarken; yorgun, üzgün ama gururlu ve huzurlu… Beni etkileyen neydi? Eğitim faaliyetleri, kız çocuklarının okuyabilmesi için gösterdiği onca çaba..

Ama birşey daha vardı; penceredeki fotoğrafın çekildiği gün hissettim: Lepra ya da cüzzam hastalarına adadığı yıllar… Ben hiç cüzzam hastası tanımamıştım. Çevremde konuşulduğunu da pek duymamıştım. Yani bire bir hayatıma dokunan birşey değildi. Bire bir hayatıma dokunmayan şey, Türkan Saylan’ın hikayesiyle yüreğime dokunmuştu.

Başkalarının hayatlarına, dertlerine farklı bir gözle bakabilmek… O hikaye, sağlık hizmetlerinin, dernek faaliyetlerinin çok ötesine geçen bir çağrı gibi gelmişti bana.. İlham veren, güçlü bir kadının hikayesi… 8 Mart 2017. Bugün Türkan Saylan’ı anmak istedim.

Saygı ve özlemle…

Derin

Benzer Yazılar